Close
Alışveriş sepetinizde ürün yok.

Doç. Dr. Muzaffer Tan

1993 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1995-1997 yılları arasında Rize İkizdere İmam Hatip Lisesi’nde Meslek Öğretmeni olarak görev yaptı.
 
1997-1999 yılları arasında Ankara Mamak Türközü Şehit Nuri Pamir Lisesi ve Çağrı Bey Anadolu Lisesi’nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yaptı. 
 
1999 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Mezhepleri Tarihi Anabilim Dalı’na Araştırma Görevlisi olarak atandı. 
 
2000 yılında “Batınilik Kavramı ve Batıni Fırkaların Tasnifi Meselesi” adlı yüksek lisans çalışmasını, 2005 yılında “İsmailîyye’nin Teşekkül Süreci” adlı doktora çalışmasını tamamladı. 
 
2010 yılında aynı anabilim dalında Yardımcı Doçent olarak atandı. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 39. Maddesi kapsamında 2015 yılında Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi’nde Öğretim Üyesi olarak görevlendirildi ve halen bu görevini sürdürmektedir. 
 
2017 yılında Doçent unvanını aldı. 
 
Ulusal ve uluslararası dergilerde Türkçe ve İngilizce yayınlanmış makalelerinin yanında, “İsmailî Davet Yapılanması: Teori ve Pratik” adlı yayınlanmış kitabı bulunmaktadır. İslâm düşünce tarihinde Batıni hareketler, İsmailîlik, dini-siyasi gruplar üzerinde çalışmaktadır. İyi düzeyde İngilizce, Arapça, orta düzeyde Farsça ve Kazakça bilmektedir. 
 
Evli ve iki çocuk sahibidir.
3 İçindekiler catalog.viewmode.grid 4 İçindekiler catalog.viewmode.grid catalog.viewmode.list

EHL-İ SÜNNETİN REİSLERİNDEN İMAM-I MATÜRİDİ

Prof. Dr. Hilmi Demir , Doç. Dr. Muzaffer Tan ANADOLU AY YAYINLARI Hanefi geleneğin kelami boyutunu yorumlamamda Orta Asya’daki büyük temsilcilerden biri olan İmam-ı Maturidi eserlerinde Ebu Hanife’nin görüşlerini keliam sistemine dönüştürmüştür. Bu dönüşümde, içinde yaşadığı siyasi ortamın önemli etkisi vardır. İmam-ı Maturidi eserlerinde Mu’tezile ve Şia’nın batıniliği karşısında akıl-nakil çelişkisine son vererek aralarında sağlam bir bağ kurmuş, vahyi ve aklı dinin kaynağı kabul etmiştir. Farklı coğrafyalarda ortaya çıkan düşünce ekollerinin Kur’an’ı yorumlamak suretiyle elde ettikleri bilgileri o coğrafyanın iklimine uygun bir yapıda insanlara sunduklarını görürüz. “Kur’an’ın dünyanın en ücra köşesindeki insana ve tüm zamanlara hitap etmesini mümkün kılacak bir söylemin” geliştirilmesinde bu farklı kültür ve coğrafya tecrübesi büyük rol oynamıştır.
10,40 ₺ 18,00 ₺
.